Post Thumb

1. İpek Işık / ODTÜ Koleji / Ankara

tarihini üç ana döneme ayırmıştır. Bunlardan ilk dalga avcı toplayıcı kültür ve tarım toplumudur. Bu dalgada bir rekabet ve niceliklerden bahsedilmez. Çünkü herkes kendi karnını doyuracak kadar üretim yapar. İkinci dalga Sanayi Devrimiyle gelmiştir. Bu dalga ''modern dönemdir''. Modern Dönemde her şey çok net ve bellidir. Seri üretim kavramı insanların hayatına girmiştir. Tek tip üretim başlamıştır. Ford araba üretirken ''Siyah olmak koşuluyla her renk arabayı alabilirsiniz'' demiştir. Üretim ve sanayi olmak üzere modern dönemde her kurumda bir standa

Post Thumb

2. Enes Bilgin / İMKB Anadolu Lisesi / Gaziantep

ne düşünceler çeşitli filozofların aklını kurcalamıştır. İnsanın davranışlarını belirleyen etkenler, zihnin algıladığı olgulardan çıkardığı sonuçlar, davranışa yönelen ruh mekanizması sürekli bir merak konusu olmuştur. İnsanın doğasının, doğa karşısındaki tutumunun metafiziksel olarak incelenmesi Hobbes ve Hume gibi filozoflarda başlar. Thomas Hobbes’a göre insanlar, rasyonel egoistlerden başka bir şey olamaz. Doğası gereği bencil ve hiç doymayan bir valıktır insan. David Hume ise, yazdığı “İnsan Doğası Üzerine İncelemeler” adl

Post Thumb

3. Duru Uslu / Özel İzmir Tevfik Fikret Lisesi / İzmir

kes birbirine benziyorsa, orada kimse yok demektir” Michel Foucault ÖZGÜRLÜĞE SANSÜR Düşünme özgürlüğü, günümüz demokrasilerinin temelinde yatan ve uğruna tarih boyunca savaşlar, devrimler yapılan kavramdır. Düşünmek her bir bireyin temel haklarından biri olmakla beraber, ilerlemenin temelinde yatan unsurdur da. O sebeple diğer tüm özgürlükler gibi düşünmek de toplumlarda başlıca sorun olagelmiştir.  Erich  Fromm'un Özgürlükten Kaçış adlı eserinde de dile getirdiği gibi yüzyıllardır yapılan devrimler ve baş kaldırışlar alt sınıfın hakla

Post Thumb

İhsan Barış Gedizlioğlu / Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi / Kocaeli

tek bir kişi savunsaydı bile, insanlığın bir kişiyi susturmasının, o bir kişinin, elinde güç olması halinde, bütün insanlığı susturmasından daha haklı bir gerekçesi yoktur...” John Stuart Mill.   Bu yazıda öncelikle Mill'in sözü analiz edilecektir. Ardından bu analize dayanarak hak kavramı araştırılacaktır. Bu araştırmanın sonunda etik üzerine incelemeler yapılacak ve Mill'in sunduğu iki durum da normatif etik teorileri üzerinden analiz edilecektir. Sonuç olarak Mill'in yaptığı benzerliğin haklı sebepleri vurgulanmış olacaktır.   Mill'in Sözü

Post Thumb

5. Berk Celayir / İzmir Kız Lisesi / İzmir

i bilmesini de içerir.” Umberto Eco, Gülün Adı   Yüzyılların kültürel ve tecrübî imbiğinden damıtılarak bugünkü olgunluğuna eren, günümüzdeyse (19. yy'ın pozitivist-objektivist akımlarının etkisiyle) 'kutsalsızlar'[1] tarafından bile belli bir kutsiyet atfedilen bilim, insana potansiyellerinin, değerlerinin, yaptıklarının, yapabileceklerinin ve keşfedip sunabileceklerinin uçsuz bucaksız bir ufkunu gösterir. Bilim, en başta insanların karşı konulamaz arzularından biri olan 'merakı tatmin arayışı'nın sağlam bir rehberi, bitmek bilmez ihtiyaçların

Post Thumb

6. Evrim Zeybek / Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi / Istanbul

                                DÜŞÜNCE, İNSAN, YAŞAM BİRLİĞİ  Postmodernizm 2. Dünya Savaşı sonrası etkisini göstermeye başlayan, felsefe alanında ise 1960'lı yıllarda Fransız filozofların öncülüğüyle yolunu çizen bir akımdır. Postmodernizm kelime anlamıyla "ileri modernizm" demektir. Modern felsefenin evrensel, genel-geçer olma isteğine karşı çıkılır ; kuramların doğru veya yanlışlığı değil temelleri sorgulanır. Postmodernizmin çıkış noktasında duran filozoflardan biri olan Nietzsche nihilizm felsefesinin kuru

Post Thumb

7. Zeynep Özge Oğuz / Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi / Istanbul

n bireysel düşüncelerini ve ilkelerini belirler. Topluluklarda birbirlerine uyum sağlamış insanlar zamanla sıradanlaşma ve birbirlerine dışarıdan baktıkça kendi kişiliklerine yabancılaşmaya başlarlarsa eğer ''ortak payda'' olarak görülen düşünceleri de o bireyler için bireysel özgürlüklerini kısıtlayıcı unsurlara yol açar. Bu durum bir nevi ilkelerin alışkanlıklara dönüşmesidir. İngiliz empirist David Hume bu durumu ''nedensellik ilkesi'' ile açıklamıştır. Bu duruma 'din' olgusunu örnek verebiliriz. Tüm dinlerin ilahi ilkeleri vardır. Bireyler bu

Post Thumb

8. Cansın Turbay /İzmir Özel Rota Anadolu Lisesi / İzmir

ler üzerindeki etkisine ve getirdiği yeni siyasi ilişkiler üzerine kuran; postmodernist ya da postyapısalcı olarak tasnif edilmeyi hayatı boyunca reddeden bir cerrah ve düşünürdü Michel Foucault. Belki de bu yüzden farklıydı diğer bireylerden ve bu bireylerin sıradanlaşmış uslarından. Cerrahlık mesleğinin bir getirisi olabilirdi sıradanlaşmış insan ve kalıplaşmış düşüncelere olan soğukluğu. Çünkü cerrahlık ilaçla ya da diğer tedavi yöntemleriyle iyileştirilemeyen hastalıkların, yaralanmaların, vücuttaki yapı bozukluklarının ameliyatla onarılm

Post Thumb

9. Ezgi Erdoğan / Emlakbank Süleyman Demirel Anadolu Lisesi / İzmir

ı bile, insanlığın bir kişiyi susturmasının, o bir kişinin, elinde güç olması halinde, bütün insanlığı susturmasından daha haklı bir gerekçesi yoktur...” John Stuart Mill.   *Bir Acem Şairi 'Ölüm adildir' diyor aynı haşmetle vurur şahı, fakiri Haşim, neden şaşırıyorsunuz? Hiç duymadınız mıydı,kardeşim, Herhangi bir şahın bir gemi ambarında Bir kömür küfesiyle öldüğünü. ...                Nazım Hikmet Tekleşmiş Ayrılmış ve Yalnızlaşmış Toplumların Acıklı Hikayesi                            

Post Thumb

10. Fulya Aktaş / Konak Anadolu Lisesi / İzmir

n bu yana birbiriyle etkileşim içerisinde yaşamaktadır. İnsan sosyal bir varlıktır. Gündelik yaşam içerisinde birbiriyle düşüncelerini ve duygularını paylaşmakta, birbirini etkilemektedir. Çünkü insan kapılarını kapatıp dünyadan kendini soyutlayamaz. Her ne kadar yalnız yaşayabileceğine inansa ve bu uğurda eylemler gerçekleştirse, dönüp geldiği yer yine insanlıktır. İnsanlığın içerisinde 'insan' olarak kalabilir. Tüm bu etkileşimler içerisinde hataya düştüğümüz birçok nokta vardır. Öncelikle 'sürü psikolojisi' olarak bahsettiğimiz konudan

Back to Top